İÇTİHAT KAPISI BUGÜN AÇILDI!

İÇTİHAT KAPISI BUGÜN AÇILDI!

Uzun zaman vardır ki bir gelişmeden bu kadar heyecan duymamıştım. Ve uzun zaman vardır ki çeperde gezen büyük iddia sahiplerinin arasında odağa isabet eden bir ciddi eylem bulamamıştım. Bu yoksunluk, gelecek ümidimi hep imanımın kuvvetine bırakan bir mahzunluğun da kaynağıydı.  Fakat artık bir ümidin içimde yeşerdiğini  söylemeliyim. 

Haberlerde yer almasa da, değeri fark edilmese de ‘gerçekte önemli olan gelişme’ budur.

Doğru kimden gelirse gelsin doğrudur ve kim yaparsa takdir edilmek onun hakkıdır. Tüm Müslümanlar kimlik taassubundan sıyrılıp bu çalışmaya kuvvet vermelidir. Gülen cemaatini  yürekten, alenen tebrik ediyorum: ‘İcma ve Kolektif Şuur’ sempozyumu İslam uyanışının şafağı olacak niteliktedir. Emeği geçenleri, destek verenleri kutluyorum.

Niçin mi?

‘ORTAK AKIL’ GELİYOR

Sürekli dillerimize pelesenk olan, maşuku ve meftunu olduğumuz, barış ve gelişme zemini olacak, ama hayatımıza bir türlü gelemeyen  ‘ortak akıl’ denen şey icma’dır, o nedenle!

İslam’ın dört bilgi kaynağı olan ‘Kuran, sünnet, icma-ı ümmet  ve kıyas-ı fukaha’dan dördü de berteraftır aslında:

Hukuksuz kalan ümmet,  fıkıhsız da kalmış, üstelik fıkıh kullanılamayacak kadar eskimiş, icma’ya dayanmayınca içtihat yapılamamış ve neredeyse ‘kıyas-ı fukaha’ durmuştur. Hatta bir süredir gereksizliği savunulur olmuştur.

İcma-ı ümmet,  irtibatsız ve ayrı tarihleri yaşayan, kaderdaşlıktan çıkmış ümmete dahil milletler içinde farklı şekillerde gelişmiş yada gelişememiş böylece yok olmuştur.

Sünnet, icma desteğinden yoksun kalınca keyfi çekiştirmelere malzeme olduğundan çarpık yorumların kurbanı olarak kuvvetli akımlarca terk edilmiş, hatta sünnet etrafında tereddütler büyütülmüştür.

Kur’an da böylece örneksiz kalmış tek referans olarak muhatap olan akıllar kadar farklı yorumlarla, birliğin değil ayrılığın sebebi olacak hale getirilmiştir.

DÖRT KAYNAĞI YENİDEN KAZANACAĞIZ

Çağımız İslam düşüncesinin acıklı hali budur ve Müslümanlar işte bu buhranı yaşamaktadır.

Bu dağınıklığı giderme yönünde en önemli adımlardan birisi İslam ülkelerinin dillerine de çevirilecek olan Türkiye Diyanet Vakfı’nın telif eseri olan “İslam Ansiklopedisi” idi. Büyük bir adımdı. Önemli ve cesurca bir ‘icma’cı tavır’dı. Ortak kültüre hizmeti de gerçekten büyük olmuştur.

Ve şimdi asıl İslam’ın ortak eyleminin yolunu açacak fırsat yakalanmış oldu. Problem tam kalbinden yakalandı.’İcma ve kolektif şuur arayışı’  istikrar ve kurumsal bir yürütme sağlanırsa, özlediğimiz ‘İslam Uyanışı’nın muharriki olacaktır.

İSLAM UYANIŞININ ŞAFAĞI

80 ülkeden 630 âlimin katılımı ile oluşan yapı, İslam dünyasının sorunları hakkında yeni çözümler bulmak gerektiği konusunda hemfikirse, İslam’ın çağımız dünyasını kavrayacak şekilde mesajının yenilenmesi gerektiğini ifade ediyorsa, ufukta güneş parıldamış demektir. Çünkü “ümmetim yanlışlıkta ittifak etmez” diyen son elçi, bu birliğe çağırıyor.

İslam, elbette düştüğü yerden kalkacaktır. İslam Ansiklopedisi gibi İslam düşüncesinin tecdidi(yenilenmesi) ve ihyası(dirilişi) de elbette Türkiye’ye, İstanbul’a yakışan bir eylemdir.

Üç asırlık bir tartışmaya son verecek bir harekettir bu: İçtihat kapısı kapandı mı? Diye soranlara bu toplantı şu cevabı veriyor: “Artık bu ‘icma’ toplantılarının ortaya koyduğu kriterlerle hareket eden âlimler, bir ‘yaklaşım disiplini’ içinde Dünya’nın dört bir yanında ‘içtihat’ üretecek.

Yani, içtihat kapısı açıldı! Hayırlı olsun.

İSLAM, YENİDEN!

İslam Dünyası’nın probleminin ‘yeni sorunlara eski cevaplar verilmesi’ olduğunu defalarca yazmıştık. Artık yeni sorunlarımız yeni cevaplar bulma imkanına kavuşuyor. Artık İslam mazide bir hatıra olmaktan çıkacak; ‘hayata güncellenecek.’ En doğru fikirler eleğin üstünde kalacak. Belki ilk meyveleri için bir on yıl gerekecek ama önemli olan bu yola çıkılmış olmasıdır.

İşte şimdi diyebiliriz:  ‘Yeniden İslam geliyor.’

BU İSLAM’IN METODUDUR!

Birileri yine, cemaatin liderinin ikametinden ötürür siyasal tabanlı ABD eksenli eleştiriler yapacaklardır; “ABD şimdi de İslam zihniyetini cemaat eliyle şekillendiriyor” diye. Eğer ‘bütün Dünya Müslüman alimlerini dikte ettiği bir fikirde ABD birleştirebilir’ diyebiliyorsa birileri, ne ‘istişare ve birlik ayetleri’ni ne de ‘icma hadislerini’ kabul etmiyor demektir. Asıl İslam’ı kendi metodundan uzaklaştırmak da budur! O eleştirmenlerin bir fikri varsa “‘icma platformu’ oradadır; buyursunlar” demek düşecek bize!

Son zamanlarda çoğalan “kendisi iş yapmaz, yapılan her işe karşı çıkar’ tutumları giyinmiş oluşumları, kendi zihniyetlerini putlaştıran Firavun yolunu terk etmeye çağırmak da görevimizdir.

KİMLİKSİZ MÜSLÜMANLIK SON BULACAK

İcmaın Müslümanların tarihinde çok önemli bir rolü vardır: İcmaın bu tarihsel işlevi, dinin ana unsurlarının tek bir biçimde anlaşılması ve uyumlu bir biçimde uygulanması imkanını sağlayarak bir ‘ümmet kimliği’ kazandırması işlevidir. Bu işleviyle icma, oryantalistlerin ‘dinde reform’ girişimleri karşısında aşılmaz bir zırhtır. Bu zırh, üç asırdır üzerimizde yoktu!

Artık Türklerin, Arapların, Endonezya, Kuala Lumpur, Güney Afrika, Mozambik, Pakistan, Türkmenistan… Müslümanlarının arasındaki uçurum yavaş yavaş kalkacak. İslam bir ‘dünya görüşü’ne kavuşacak. Bir kimliği olacak!

Israrla anlattığımız ‘İslam’ın tezsizliği’ son bulacak. İslam coğrafyasında farklı tarihlerde ışıldayan farklı alimlerin farklı görüşlerinin peşinde giden Müslümanların buluşabileceği bir ‘zemin’ oluşacak.

Biz de bu kutlu maksadından sapmaması için bu çalışmanın takipçisi ve yardımcısı olacağız.

İnsanlığın yeniden saadet asırları tatmasına fırsat vermesini yüce Allah’tan diliyoruz.

Bu kutlu yürüyüş insanlığa hayırlı olsun!

28.04.2013

Batının Ebedi Şehri Roma -Gezi Notları-

  • 603 Görüntülenme Sayısı

İnsan Hakları: Kutsal Görev

  • 468 Görüntülenme Sayısı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Hakkımda
Hakkımda
Merhaba. Bu sayfalarda birlikte olmaktan son derece mutluyum. Hoş geldiniz. Hayat yolundayız. Her birimiz ayrı bir mecradan, farklı bir maceradan geliyoruz...

Site Toplam Ziyaretçi: 900418

Son Yüklenenler

Paylaşımlarımdan Haberdar Olmak İster misiniz?